KAYNAKÇA

Can Alkor, "Poirot's endless night: Bilge.Alkor'un resmi üstüne düzyazı" - 01.05.1987

Gergedan, S: 3 (Can Alkor)

POIROT'S ENDLESS NIGHT:

Bilge Alkor'un resmi üstüne düzyazı

Cehennem düşüncesi, diyelim Goya'dan, Baude­laire'den bu yana, yeni sanatın değişmezleri ara­sında. Hemen her sanatçı (dolaylı yoldan bile ol­sa) kendi çağdaş cehennemini de öneriyor bize. "Cehennem durumu nedir bu sanatçı için? Kim­leri, neden koymuş oraya?" türünden soruların yanıtları, sanatçının yerini saptamakta, olumlu öğretisinden daha yararlı çok zaman: Cehenne­minisöyle, sana kim olduğunu söyleyeyim... -Bil­ge Alkor'un resmi de olumsuz belirlemelerle yaklaşılanlardan. Betimlediği dünya bir adı, bir yüzü olan nenlerin toplamı değil. Burada her yer doğa:Sürekli fılizlenme, sürekli doğuş, dönüşüm. Yara­tılışın hiç bitmeyen ilk altı gününde kurulu bir panayırdayız. Yadırgatıcı yani sevinçten yoksun oluşu. Her yeni doğan gibi, görüntü, yabanıl vekanlı, gizemlerini ardında saklıyor, döllendiği gecede. Oradan getirilmiş bu yenilgi izleri. Çünkü yaşam köklerde korku dolu bir çaba, ışığa çık­mak için, kendi saydamsız tözüne tutsak oluştan (kısaca kötü'den) kurtulmak için. Orada canava­rın da yurttaşlık hakkı var: Köklerde canavarız çünkü hepimiz. Güneş kaynaklı değil renkleri bu ülkenin: Kırı­lımla, yansımayla oluşmamış. Tintoretto'nun ge­cesi, yanmış toprakları, Delacroix'dan "morumsu, yeşilimsi dip uzaylar, Çürüyüşün fosfor ışıltısıyla, fırtına kokusuyla..." (Baudlaire). Karanlığın ağızlarından sızan boya, acıyla kıvrılıp pıhtılaşan, biçime var­mak için...Yaşayışlarıyla değil, yaşanışlarıyla tanımlanıyor Bilge Alkor'un kişileri. Ruhları olmayan insanlar, libido'nun sürükleyip götürdüğü birbiriyle karşılaştırıp çatıştırdığı. Euklides dışı yaratıklar, iki durum arasında en kısa yolun doğru çizgi olduğunu bilmeyen. Sanatçının kendisi sergiliyor onları, acımasız, oyuna katılmaksızın (gözün acıması yok çünkü). Tek yapabileceği, sonunda oyunun, oyuncuların adını koymak. Poirot, kişileri çevresine toplayan, birer kimlik bağışlayan onlara, öldürenin adını açıklayan. Sonu gelmez gecenin hepsinin, dürtülerle -ışık umudundan yoksun - yaşayanları. Olanaklı bir dünya, olanaklı bir cehennem.

Can Alkor

Gergedan Mayıs 1987