KAYNAKÇA

Ahu Antmen, "Maçka'da bir Adak Duvarı " - 02.11.1995

Cumhuriyet Gazetesi (Ahu Antmen)

Seyhun Topuz, Bilge Alkor ve Candeğer Furtun'un yapıtları Maçka Sanat Galerisi'nde

Maçka'da bir "Adak Duvarı"

Bilge Alkor'un "Düş,idolleri-Adak, Duvarı",Candeger Furtun'un "İstanbul Hatırası" ve Sey­hunTopuz'un "Parçalanmış Kare"si, Uluslararası Istanbul Bienali nedeniyle Maçka Sanat Gale­risi'nde şu sıralar hep bir arada sergileniyor. Söz­konusu yapıtlararasında herhangi bir bağlantı yok ama, belki Maçka Sanat Galerisi'nin kendi başı­na bir yapı(t) olarak görülebilecek mekânında bu sanatçıların yapıtlarını görmeye alışkın olduğu­muzdan, belki de her bir sanatçının izleyeni bir­birinden farklı da olsa bir noktada buluşturabile­cek sorularla donattıklarından, bir kopukluk his­si uyandırmıyor.

"Kırmızı 1" adlı heykeli Maçka Sanat Galeri­si'nin dış mekânıyla adeta özdeşleşen Seyhun To­puz'un "Parçalanmış Kare"si, yine galerinin dı­şında sergileniyor. "Parçalanmış Kare", galerinin hemen girişinde, yerde duruyor ve bu dış meka­na hemen `ağırlığını koyuyor'. Mekânin kuşattt­ğı, ama `ezemediği' yapıt, yirmi yılı aşkın bir sü­redir sanatini minimalist bir çizgide sürdüren Seyhun Topuz'un "başka bir mekanda başka bir bi­çim alabilen, oturduğu mekana uydurulabilir" kompozisyonlarından biri.

Maçka Sanat Galerisi'nin içinde ise; Scyhun Topuz'un yalın, siyah `şiirinden' sonra. Bilge AI­kor'un canlı renk dünyasına giriyoruz. Alkor'un "Düş İdolleri-Adak Duvarı" başlığı altıııda toplanan yapıtları, aslında nisan ayında gerçekleştire­ceği geniş kapsamlı bir serginin `önsüzü' niteliğinde. Shakespeare'in "Bir Yaz Gecesi Rüyası" ile "Fırtına" adlı yapıtlarını görsel bir oyuna çevirmeyi amaçlayan Bilge Alkor,(ki bu `oyunu' nisan ayında AKM'de açılacak sergisinde izleyeceğiz) işte bu amaçla bir adak yapmış, Maçka Sanat Ga­lerisi'nde. Alkor'un baskı `adaklannın' hepsi bir birinden farklı. Bu da sergiye gelen herkesi işin içine katmayı, onların da adaklarının gerçekleş­mesi düşüncesiyle böyle. Sergideki dört "Düş İdolü" ise, "Bir Yaz Gecesi Rüyası"nda düğünlerine dört gece kalan Theseus ile Hippolyta'nın o dört gecesini simgeliyor. Bilge Alkor'un sanatının baş­lıca kaynağı şiir. Şiirin `tınısını' resme aktarmaya çalışıyor, çünkü ona göre "her sanatyapıtı sonunda bir şiir olmak istiyor."

"Düş İdolleri"yle, "Adak Duvarı"nın arkasın­da, Candeğer Furtun'un 'Istanbul Hatırası" duruyor. Furtun'un bir süredir üzerinde durduğu hareketli seramik gövde parçalarıyla ilintili bir iş bu, ancak bu kez, "Türk erkeği gibi" oturan iki çift bacak, iki el arkasına, üzerine "İstanbul Ha­tırası" işlenmiş eski bir duvar halısı yerleştirilmiş. Furtun, kaybolan değerler karşısında insanın durumunu hicvediyor, "İstanbul Hatırası"nda. "İn­san gövdesine atılan eller" Furtun'un bir başka meselesi. Organ nakillerinin artık sorun bile edilmediği, bebeklerin yapay yollardan da dünyaya gelebildiği, beynin ölümüne karşı vücutların yaşatılabildiği, insanın vücudunu estetik ameliyatlarla hayaÎ ettiği biçime sokabildiği günümüzde, Candeğer Furtun'un hareketli gövde `parçaları' durumu kısaca özetliyor. Gelinen nokta nedir? Teknolojik gelişmeler adına kazandıklarımızın yanı sira yitirdiklerimizi de sorguluyor Furtun; bu nedenle "İstanbul Hatırası", İstanbul hatırası değil yalnızca.. bir hatıra. ama insanın her şeye karşın geçiciliğine dair bir hatıra bu.

Ahu Antmen

Cumhuriyet Gazetesi