KAYNAKÇA

Emel Ernalbant, "Müziği Resmediyor" - 10.11.2004

Birgün (Emel Ernalbant)

Müziği Resmediyor

Ressam Bilge Alkor'un 'Kış Yolculuğu' adlı resim sergisinin ilham kaynağı Franz Schubert'in, 24 şarkıdan oluşan eseri...

Bilge Alkor'un "Kış Yolculuğu" adlı resim sergisi İş Bankası Kibele Gale­ri'de açıldı. Alkor'un resimlerine, besteci Franz Schubert'in, yazar Müller'in metinleri üzerine bestelediği 24 şarkıdan oluşan `Kış Yolculuğu'adlı eseri esin kaynağı olmuş. Bilge Alkor'un, Schubert'in eseriyle aynı adı taşryan, sanatlar arası yol­culuk niteliğindeki sergisi, 11 Aralık tarihi­ne kadar görülebilir.

  • Bir önceki serginizi Sheakespe­ar'den etkilenerek açmıştınız. Şimdi de Schubert. Bu etkileşim bir tür he­saplaşma mı?

Kesinlikle bir hesaplaşma niteliğinde. Sa­nat yapıtlarından ve onların yaratıcılarından çok şey öğrendim. Bu sürecin sonunda ise tüm öğrendiklerime yine sanat aracılığıyla bir yanıt vermek istedim. Sekiz yıl önce yap­mış olduğum sergi de yine sanatlar arası bir yolculuktu. Sheakspear'in "Fırtına" ve "Bir Yaz Gecesi Düşü"nü yorumlamak istemiş­tim. Şimdi de Schubert'ten etkilendim ve Müller'in dizelerini yorumlamak istedim. Nihayetinde görsel bir iş yapıyorum, o ne­denle dizelere ihtiyacım vardı. Eğer Schu­bert'in müziği olmasaydı bu dizeler beni hiç­bir şekilde etkilemiyecekti.

  • Peki "Kış Yolculuğu"nun özelliği nedir?

`Bir Sanattan Öbürüne Yolculuk' adlı sergim AKM'deki ilk büyük projemdi. Ondan öncekiler hep küçük kapsamlı sergi­lerdi. Bu büyük projeden sonra zanne­diyorum benim de kış yolculuğumun zamanı gelmişti. Çok eski bir istek olmasına karşın ancak bu yıllarımda onu başarabildiğimi zannediyorum. Belki başaramadım ama hiç olmazsa denedim.

  • Resimler ne kadar zamanda ve nasıl oluştu?

Bu seri altı yılda oluştu. Dört yılı da­ha yoğundu. Iki yılı da safra atıyor gibi geçti. Genelde bu kadar uzun süren hiç­bir projem olmamıştı. Bu en zoruydu. Bazen doğada gezerken, dolaşırken Schubert'in bir şarkısını anımsıyorum. Ağaca bakıyorum ve o şarkıyı düşünüyo­rum. Ama o orada kalıyor. Yıllar sonra o bir imge olarak görünüyor. Mesela bir yaprak olarak. Onu, o günkü duygumla birleştirebilirsem birşeyler çizmeye başlı­yorum. Ve resimlerim oluşuyor.

  • Sergide kargalar da oldukça ön planda..

Evet. Bir tek şarkıyı üç karga imgesiy­le göstermeye çalıştım. Bir tanesi, gezgin, kentten ayrılırken. Daha uçucu bir desen, hafif bir maske gibi gözüküyor. İkinci aşamada uçması bir saplantı haline geliyor. Ama üçüncüde bir ölüm maskesi var ve altında şöyle yazıyor; `Karga; yolculuğu­muz çok uzun sürmeyecek, göster sonun­da neymiş sadakat mezara dek!'

  • Son zamanlarda etkilendiğiniz ko­nular var mı? Resimlerinize taşı­mak istediğiniz.. .

Evet iki tane var. Bir tanesi yine mü­zikten. Şiirin de içinde bulunduğu bir opera, Mozart'ın `Sihirli Flüt'ü. Diğeri de ikinci kış yolculuğu diye tanımlayabilece­ğim özel bir çalışma. Burada daha koyu ve acı bir çalışma düşünüyorum. Ama onu kendime saklayacağım. Sergilemeyi düşünmüyorum.

  • Resimlerinizdeki karga figürleri Kafka'yı, eriyen kar da Oğuz Atay'ın 'Beyaz Paltolu Adam'ını anımsatıyor..

Bu güzel bir şey. Çünkü bir sanat yapı­tı eğer iyiyse içine bir sürü şeyi kabul eder. Bir sürü düşünceyi ve atmosferi kapsar. Benim resimlerimde, karın içinde hem duyguları, hem kendisi buz kesen fi­gürler var. Yürekleri hâlâ yaşayan ve acı veren figürler...

Emel Ernalbant

Birgün 10.11.2004